• BIST 100 -2,03% 93.319
  • Dolar 0,15 5,90
  • Euro 0,62 6,52
  • Altın 0,09 280,42

Sayılı günler gelir, geçer...

Temmuz ayı ortalarında yayımlanan son yazımızda, Anamur’a içme suyu getirecek Sugözü Projesinden söz etmiştik.

Temmuz ayı ortalarında yayımlanan son yazımızda, Anamur’a içme suyu getirecek Sugözü Projesinden söz etmiştik. Aradan geçen bir ay içinde ülkemizin ve Anamur’un temel sorunlarında herhangi bir değişiklik yok. Ama yine de meydana gelen gelişmelerden aklımızda kalanları özetleyelim. Politikada, en tepedekilerden en alt kademedeki temsilcilere kadar iktidar yanlısı veya muhalefet politikacılar yine aynı havadan çalıp söylemeye devam ediyorlar. Her zaman olduğu gibi, iktidar kanadı “yapacağız, edeceğiz, tutacağız” hesabından atıp tutma,, muhalefet ise olumlu veya olumsuz yapılan her şeyi eleştirme derdindeler.

Türkiye coğrafi ve stratejik açıdan kritik bir noktada bulunuyor. Ülkemizin dostu az, düşmanı çoktur. Bunun için yurt içinden veya dışından müdahale edilmekte, çatışmalar çıkarılmakta, askerimiz ve polislerimiz, kamu görevlilerimiz şehit veya gazi olmaktadır. Millet olarak uzun zamandır savaş, harekat, operasyon, çatışma haberlerine o kadar çok alıştık, alıştırıldık ki, olan biteni normal hayatın bir parçasıymış gibi görmeye başladık. Her gün çatışmalardan bir veya iki şehit ve bir o kadar yaralımız geliyor, ama eskisi kadar basında, medyada yer alamıyor. Artık halk şehit ve gazi haberi duyunca, eskisi kadar heyecanlanmıyor. Vatandaş, iyi veya kötü, tatlı veya acı her şeye alışıp adapte oluyor, yani, acı ama gerçek; “duyarsızlaşıyor..!”   

17 Temmuz 2020 Cuma günü,  Anamur Kıbrıs Camiinden (Otogar Camisi) bir şehidimizi daha sonsuzluğa uğurladık. Van’da meydana gelen uçak kazasında hayatını kaybeden 1992 doğumlu polis memuru Burak Derya’nın şahadet haberiyle canımız yandı, içimiz burkuldu. Şehitlerimin ruhu şad, mekanları cennet, milletimizin başı olsun. 

Hayat acıları, sevinçleri, üzüntüleri ve mutluluklarıyla devam ediyor. Çevremizde meydana gelen düğün, nişan, kına gibi mutluluk haberleriyle sevindik, vefat edenlerle üzüldük. Acılar, üzüntüler, sevinç ve mutluluklar paylaşılır. Dostlar arasında acılar ve üzüntüler paylaştıkça azalır, sevinç ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalırmış. Bu arada biz de, 26 Temmuz Pazar akşamı Anamur Buket Kır Düğün Salonunda gerçekleşen düğünümüzde, bizleri yalnız bırakmayan dost, tanıdık ve arkadaşlarımızla mutlu olduk. Hepsine buradan ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 Yılbaşından beri bütün dünyayı saran korona salgını, ülkemizde ve çevremizde tehlike saçmaya, risk oluşturmaya devam ediyor. 27 Haziran’dan itibaren Anamur’da ilk korona vakaları ortaya çıkmaya başladı. Çok şükür şimdiye kadar ölen yok, hastaların bir çoğu iyileşti, geri kalanların tedavileri sürüyor. 

Bu sene kurban bayramını 31 Temmuz- 3 Ağustos arasında, korona tedbirleri altında içimiz buruk olarak kutladık. Mart ve Nisan aylarında alınan sıkı tedbir ve kısıtlamaların etkisi ile kontrol altına alınan salgın vakaları, hayatın normale dönmesiyle birlikte ülke genelinde tekrar yükselmeye başladı. Ülkemizin çoğu yerinde yeni normal hayatın bir gereği olan maske, sosyal mesafe ve temizlik kuralı çoktan unutulmuş, ihmal, boş vermişlik, neme lazımcılık söz konusu.   

 Bu arada, Anamur Belediyesi kentin çeşitli noktalarında yol ve asfalt yapım çalışmalarına hız vermiş bulunuyor. Belediye Meclisi aldığı bir kararla, Yeşilyurt Mahallesinde saat kulesi meydanına şehit Burak Derya adını verdi, duyarlılıkları için kendilerini kutluyorum.   

Selçuklu, Osmanlı dönemini bir tarafa bırakalım, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun üzerinden yüz yıl geçmiş, hala yol yapmak, asfalt dökmek, su getirmek, çeşme, okul, hastane, cami yapmaktan söz ediliyor. Halk bunları yapanları alkışlıyor, el üstünde tutuyor. Hâlbuki aradan geçen bunca zaman içinde bu sorunların çoktan halledilmiş, unutulup gitmiş olmaları gerekirdi. Ama bırakın kırsalı, dağlık bölgeleri, çoğu kent merkezinin alt ve üst yapı sorunları hala çözülebilmiş değil. O nedenle hala belediyenin yeni bir araç almasından, bir cadde ve sokakta çalışma yapmasından, asfalt dökmesinden, dereleri kapatmasından memnun ve hoşnut oluyoruz. 

Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları, seçim kampanyalarında yol, su, kanalizasyon gibi alt ve üst yapı sorunlarını çözmek üzere söz verdiler. Çalışıp sözünü yerine getiren başkanları tenzih ederim.! Üç sene sonra 2024’de yeniden seçime giderken, halk hala tuzlu ve çamurlu su içmeye devam edecekse, hala yollar toz toprak ve çamur içindeyse, halk mutfaklarında doğalgazı kullanmaya başlamamışsa, başkanların ve çalışma arkadaşlarının kendilerini başarılı bulmaları mümkün değildir. Hatırlatalım, önümüzdeki sayılı günler çabuk gelir, geçer. İyi çalışın, çabalayın, verdiğiniz sözlerin altında kalmayın.